İçeriğe atla

Malpraktis Davaları

Tıbbi hata nedeniyle zarar gören hasta veya hayatını kaybeden hastanın yakınları, maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Tazminatın kaynağı özel sağlık kuruluşlarında sözleşme ve haksız fiil, kamu hastanelerinde ise idarenin hizmet kusurudur. Davanın sonucunu belirleyen en önemli unsur, hekimin veya kurumun kusurunu ve zararla arasındaki illiyet bağını ortaya koyan bilirkişi raporudur.

Hangi tazminatlar istenebilir?

Tazminat kalemiAçıklama
Tedavi giderleriHatanın giderilmesi için yapılan ve yapılacak tedavi masrafları
Kazanç kaybıÇalışamama nedeniyle uğranan gelir kaybı
Çalışma gücü kaybıSürekli sakatlık halinde gelecekteki kazanç kaybı
Destekten yoksun kalmaHastanın ölümünde, onun desteğinden yoksun kalan yakınların zararı
Manevi tazminatHasta ve ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınları için

Dava süreci nasıl işler?

  1. Tıbbi kayıtların alınması: Hasta dosyası, epikriz, ameliyat notları ve onam formları hastaneden ve e-Nabız üzerinden temin edilir.
  2. Ön değerlendirme: Kayıtlar incelenerek kusur ihtimali ve zarar kalemleri belirlenir.
  3. Başvuru: Kamu hastanesinde önce idareye başvurulur; özel hastanede tutarına göre tüketici hakem heyetine veya arabuluculuk sonrası mahkemeye gidilir.
  4. Bilirkişi incelemesi: Mahkeme kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan veya uzman bilirkişi heyetinden rapor alır.
  5. Hesap raporu: Kusur belirlendikten sonra maddi zarar aktüerya bilirkişisince hesaplanır.

Malpraktis nedir?

Malpraktis, sağlık çalışanının tıp biliminin kabul ettiği standartlara uymaması, bilgi veya beceri eksikliği ya da tedaviyi ihmal etmesi sonucunda hastanın zarar görmesidir. Hukuken önemli olan, sonucun kötü olması değil, hekimin o koşullarda aynı uzmanlık alanındaki özenli bir hekimin göstereceği dikkati gösterip göstermediğidir. Hekim, tedavinin başarısını garanti etmez; ancak teşhis, tedavi ve takip aşamalarında gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Bu nedenle malpraktis davalarında öncelikle bir kusurun bulunup bulunmadığı, ardından bu kusur ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının varlığı incelenir.

Malpraktis davalarında sık görülen olaylar

  • Doğum sırasında yaşanan zararlar: Bebeğin oksijensiz kalması, gecikmiş sezaryen kararı, doğum felci.
  • Ameliyat hataları: Yanlış organ veya taraf ameliyatı, vücutta unutulan cerrahi malzeme, sinir veya damar hasarı.
  • Gecikmiş veya yanlış teşhis: Kanser, enfarktüs veya apandisit gibi acil durumların zamanında tespit edilmemesi.
  • İlaç ve anestezi hataları: Yanlış ilaç, alerji öyküsünün sorgulanmaması, anestezi komplikasyonlarının takip edilmemesi.
  • Estetik operasyonlar: Vaat edilen sonucun elde edilmemesi, kalıcı iz veya şekil bozukluğu.
  • Hastane enfeksiyonları: Sterilizasyon ve hijyen kurallarına uyulmaması nedeniyle gelişen enfeksiyonlar.

Kusur nasıl ispatlanır?

Malpraktis davalarında ispat yükü kural olarak davacıdadır; ancak tıbbi kayıtların hastane ve hekimin elinde olması nedeniyle mahkemeler, kayıtların eksik veya düzensiz tutulmasını hekim ve hastane aleyhine değerlendirebilir. Kusurun tespiti için mahkeme, Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas kurulundan veya üniversite hastanelerinin ilgili anabilim dallarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alır. Taraflar rapora itiraz edebilir ve eksik incelendiği düşünülen hususlarda ek rapor istenebilir. Hasta, kendi aldırdığı uzman görüşünü de dosyaya sunarak rapora karşı delil olarak kullanabilir. Raporun, hastanın tüm tıbbi kayıtları üzerinden ve olay tarihindeki tıbbi standartlara göre hazırlanması gerekir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

Maddi tazminat hesabında hastanın yaşı, geliri, iş göremezlik oranı ve bakıcı ihtiyacı gibi unsurlar dikkate alınır. Kalıcı sakatlık oranı, yetkili bir hastanenin sağlık kurulu raporuyla ve ilgili yönetmelikteki cetvellere göre belirlenir; ardından aktüerya bilirkişisi, hastanın bakiye ömrü ve çalışma süresi boyunca uğrayacağı kaybı hesaplar. Destekten yoksun kalma tazminatında ölen kişinin geliri ve desteklediği kişiler esas alınır. Manevi tazminatın tutarı ise hâkimin takdirine bağlıdır; zararın ağırlığı, kusur derecesi ve tarafların durumu değerlendirilir. Hastanın kendi kusuru varsa, örneğin tedavi talimatlarına uymamışsa, tazminattan indirim yapılabilir.

Hangi mahkemede dava açılır?

Sağlık kuruluşuGörevli yargıÖn şart
Özel hastane, özel klinik, muayenehaneTüketici mahkemesi (Yargıtay uygulaması)Tüketici hakem heyeti sınırının üzerindeki taleplerde arabuluculuk
Vakıf üniversitesi hastanesiTüketici mahkemesiAynı
Devlet, şehir ve devlet üniversitesi hastaneleriİdare mahkemesi (tam yargı davası)İdareye başvuru: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde 5 yıl
Aile hekimliğiİdare mahkemesiİdareye başvuru

Özel hastanelerde dava hastaneye ve hekime birlikte açılabilir. Kamu hastanelerinde ise dava hekime değil, Sağlık Bakanlığı'na veya ilgili üniversiteye karşı açılır.

Zamanaşımı süreleri

Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak davalarda sözleşmeye aykırılığa dayanan taleplerde vekalet sözleşmelerine ilişkin beş yıllık süre (TBK m. 147), haksız fiile dayanan taleplerde ise zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her halde on yıllık süre uygulanır (TBK m. 72). Tıbbi hata aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunundaki zamanaşımı süresi daha uzunsa bu süre uygulanır. Kamu hastanelerinde ise eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir. Zararın tam olarak ortaya çıkmasının zaman aldığı durumlarda, sürenin başlangıcının dikkatle belirlenmesi önemlidir.

Aydınlatma eksikliği tek başına tazminat sebebi midir?

Evet. Tıbbi müdahale teknik olarak doğru yapılmış olsa bile, hasta müdahalenin riskleri ve alternatifleri hakkında yeterince aydınlatılmadan onamı alınmışsa, müdahale hukuka aykırı sayılabilir. Bu durumda hasta, aydınlatılsaydı müdahaleyi kabul etmeyeceğini veya başka bir yöntemi tercih edeceğini ileri sürerek tazminat talep edebilir. Yargıtay, aydınlatmanın yapıldığını ispat yükünü hekime ve hastaneye yüklemektedir. Genel ifadeler içeren matbu onam formları, somut müdahaleye özgü risklerin anlatıldığını göstermeye yetmeyebilir.

Dava öncesinde arabuluculuk veya hakem heyeti

Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak davalar tüketici uyuşmazlığı olarak kabul edildiğinde, talep edilen tutar tüketici hakem heyeti sınırının altındaysa önce hakem heyetine başvurulması gerekir; sınırın üzerindeki taleplerde ise dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculukta hastane ve mesleki sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketiyle uzlaşma sağlanabilir; uzlaşma, uzun süren bilirkişi süreçlerine girilmeden tazminatın daha kısa sürede tahsilini sağlayabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir.

Dilekçe rehberleri

Sık sorulan sorular

Her kötü sonuç tıbbi hata mıdır?

Hayır. Tıbben kabul edilen bir komplikasyon, gerekli özen gösterilmişse hata sayılmaz.

Onam formu imzaladım, yine de dava açabilir miyim?

Evet. Onam, kusurlu uygulamadan doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz; ayrıca onamın gerçekten aydınlatılmaya dayanması gerekir.

Malpraktis davası ne kadar sürer?

Bilirkişi incelemesine ve itirazlara bağlı olarak ilk derece yargılaması çoğunlukla birkaç yıl sürebilir.

Hastane kayıtları değiştirilirse ne olur?

Kayıtların sonradan değiştirildiği tespit edilirse bu durum hekim ve hastane aleyhine güçlü bir delil oluşturur ve ayrıca belgede sahtecilik suçu gündeme gelebilir.

Diş hekimi hataları da malpraktis kapsamında mı?

Evet. Diş hekimleri de aynı özen yükümlülüğüne tabidir ve hatalı tedaviden doğan zarardan sorumludur.

Hastanın vefatından sonra yakınları hangi tazminatları isteyebilir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat talep edilebilir.

Kamu hastanesindeki hekim hakkında ayrıca şikâyette bulunabilir miyim?

Evet. Tazminat davası idareye karşı açılır; ancak hekim hakkında savcılığa şikâyet ve hastanenin disiplin birimlerine başvuru ayrıca yapılabilir.

Sağlık Hukuku SSS

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

WhatsApp ile yazın (yeni sekmede açılır)